Sıkıldım artık...
Sürekli bir şeylerin peşinde olmaktan
Sürekli çalışmak zorunda olmaktan
Bir şeyleri elde etmek için, bazı zorluklardan geçmek zorunda olmaktan
Mutluluğu aramaktan, bulup da kaybetmekten, beklemekten
Gülmek isteyip de gülememekten
İnsanlara selam vermek zorunda olmaktan
Hasret çekmekten
Cep telefonunda mesaj yazmaktan
Bilgisayarı açınca önce Windows Live Mail,
sonra Windows Live messenger, ardından Skype
ve son olarak da Winamp’ı açmaktan
Derslere girip yoklama kağıdına imza atmaktan
Telefonla konuşmaktan
Gelecek kaygılarından
Yalnız yemek yemekten
Duştan sonra aynaya bakıp saçlarımı düzeltmekten
...
Hayattan sıkıldım biraz.* Son zamanlarda toplu taşıma araçlarına bindiğimde (özellikle uçak) “Bu sefer düşsün ve bir tek ben öleyim...” diyorum. Bu da yeni çıktı ha... Eskiden çok korkardım ölmekten. Küçükken kaka** yaparken tuvaletin içinden vantuzlu yaratıklar çıkıp beni içeri çekecekler diye korkardım, zamanla o korkumdan da sıyrıldığm gibi bu korkudan da sıyrıldım artık sanırım. Marla Singer’ın erkek versiyonu olamadım henüz, o kadar da değil ama yakında o da olacak gibi görünüyor.
Vakit hızlı geçsin istiyorum hep: Klozetin üstünde çok vakit harcıyorum, banyoyu uzun tutuyorum, durmadan etrafın dağılmasını bekleyip, ardından etrafı uzata uzata topluyorum, erken yatıp geç kalkmaya çalışıyorum, kalbimi pır pır attıracak heyecanlı şeyler arıyorum... Bulamıyorum tabii.
Göğsümde mi desem, kalbimde mi desem... Sürekli bir ağrı hissi var içimde. Sık sık başım ağrıyor. Durmadan düzen hakkında düşünüyorum, niye saf mutluluk ve huzur için çok acı çekmek gerektiğini bizlere öğrettiklerini anlamaya çalışıyorum. Aslında kabul etmiyorum bunu, buna mahkûm edildiğim için kızıyorum, çok kızıyorum.
Sevdiğimi yanımda istiyorum. Bu isteğimin çok imkansız, çok zor bir şey olmadığını savunup duruyorum sürekli. Fazla bir şey değil, sadece onu istiyorum. “Onu yanında istiyorsan, şimdi çok çalışmalısın!” diyen insanlara kızıyorum. Bir şeyi elde etmek için, bir çok şeye katlanmak gerektiği gerçeğini kabul reddediyorum! O bir şeyi elde edebilirsem; bir çok şeye katlanmak yerine, bir çok şeyi büyük bir istek ve şevk ile yapacağımı düşünüyorum.
Kaybettiğim zaman için dövünüp duruyorum. Zaman farklılıklarından nefret ediyorum. Şu anda panjur boşluklarından hafif güneş sızan odamda otururken, dünyanın herhangi bir yerindeki bir insanın nasıl da gülüp eğlendiğini düşünerek “Off...!” çekiyorum. Filmlerdeki gibi olacağına inanmıyorum. Önceleri herkes mutluyken mutsuz olan adam, ileri de mutlu oluyormuş... –Hassiktir ordan!-
Mutluluğun anlık olmasına isyanım... Ben bir süreç istiyorum! Çok mu fazla?
* Aslında biraz değil. Okunuşu güzel olsun diye öyle yazdım.
** O eylemi bu kelimeden daha güzel açıklayan başka bir şey yok.